ÜMMETİ İÇİN AĞLAYAN RAHMET PEYGAMBERİ



Cihan günlerinin saadet cennetlerine döndüğü bir gündü. Meleklerin sultanı Hazret-i Cibril Nebiler Nebisinin huzuruna geldi. Ne var ki, bu defa benzi soluktu, yüzünde benek benek keder çizgileri geziniyordu. Allah'ın Resulü bu hale bakıp buyurdular:

- Ey Cibril, benzini soluk görüyorum, neyin var ?

Cebrail Aleyhisselam şöyle dedi :

- Ey Allah'ın Resulü; sana öyle bir zamanda geldim ki, şu anda , Allahu Teala cehennem ateşine körüklenme emri verdi. Cehennemin hak olduğunu, kabir azabının hak olduğunu ve Allah'ın hesap soracağını bilene yakışır mı ki, bunlardan emin olmadıkça, sürur duysun, yüzü gülsün.

Allah sevgilisinin mübarek gönlüne de keder ve ızdırap damla damla indi:

- Ey Cebrail, dedi; bana cehennemi anlat!

Cebrail:

- Anlatayım, ey Allah'ın Resulü; dedi; Aziz ve Celil olan Allah cehennemi yarattıktan sonra, bin sene ateş yaktı; ateş kıpkırmızı oldu. Bin sene daha yaktı; ateş bembeyaz kor haline geldi. Bin sene daha yaktı, kapkara oldu. Artık ne alevi söner ne de koru biter.

 Seni hak Peygamber gönderen Allah'a yemin ederim ki, eğer o cehennemden iğne ucu kadar yer açılsa, onun sıcaklığından dünya ehli tamamen yanar.

Seni Peygamber gönderen hakkı için; cehennem ehlinin giydiklerinden biri, yerle sema arası bir yere asılsa, onun kötü kokusundan ve hararetinden yer ehli topyekün yanar, ölür.

Seni Peygamber gönderen hakkı için; Allah'ın kitabında anlattığı cehennem zincirlerinden bir arşın boyu bir dağın üzerine konsa, yerin yedi katına kadar dağ erir; batar, toz olur.

(Ey Allah'ın Resulü), Cehennem ateşi şiddetlidir. Uçurumu derindir. Zineti kızgın demirdir. İçkisi kaynar sudur. Elbisesi kat kat ateştir.

Allah'ın vahyini hamil olan Cebrail bundan sonra cehennemin katlarını, oraya gireceklerin sıfatlarını bir bir sayıp döktü. Ve sonra sustu.

Allah'ın Resulü onun bu halini gördüler ve dediler:

- (Ey Cebrail, seni ne kadar ihlasla sevdiğimi bilirsin.) Yedinci katı bana anlatmayacak mısın ?

- Anlatayım, Ey Allah'ın Resulü! Ümmetinden büyük günah işleyenler oradadır. Bunlar, ölmeden evvel günahlarına tövbe etmemiş olanlardır.

O herkesin imdadına yetişen, her darda kalana elini uzatan ve alemlere rahmet olan Allah'ın Resulü bunu duyunca bayılıverdiler. Cebrail Aleyhisselam, Hakkın nazlı nebisinin mübarek başını kucağına aldı. Ayılıncaya kadar öylece tuttu.

Bir müddet sonra Kainatın Efendisi gözlerini açtı ve şöyle buyurdu:

- Ey Cebrail! Felaketim büyük. Hüznüm çok. Acaba ümmetimden cehenneme giren olacak mı ?

- Evet, ey Allah'ın Resulü, ümmetinin büyük günah işleyenleri oraya girecektir.

- Ya Rabbi, senden ümmetimi dilerim!..

Allah Resulünün gözlerinden şebnem damlası gibi yaşlar akmaya başladı. O deniz huylu, tertemiz Peygamber ağlıyordu. Cebrail de onunla  beraber ağladı.Sonra da kainatın Fahri mübarek evlerine çekildiler ve kapılarını herkese kapattılar. Artık sadece namaza çıkıyor, namaz bitince, tekrar hane- i saadetlerine dönüyordu.

Ümmetinin derdiyle durmadan gözyaşı döküyordu. Allah'a yalvarıyor, yalvarıyordu. İki gün böylece geçti.

Üçüncü gün, Hz. Ebu Bekir (r.a.) kapısına geldi ve Resulullah'ı görmek için izin istedi. Hilmi Alemi yüce Sıddık (r.a.) durup dinledi. Ne var ki ona cevap verilmedi. Ağlayarak geri döndü.

Bir müddet sonra, Hz. Selmanı Farisi (r.a) geldi. O da mübarek kapının önünde durup Allah elçisine seslendi, görmek için izin istedi. Ne var ki ona da cevap veren olmadı. Selmanı Farisi Hazretlerinin de göz pınarları akmaya başladı. Düşe Kalka, ağlayarak , Fatıma - i Zehra'nın evine gitti ve kapıyı tıkırdattı:

- Selam sana, Ey Nebiler Sultanının gözünün nuru!..

İçeriden Hz. Fatıma'nın sesi duyuldu:

-Ve Aleyküm Selam!.. Bir şey mi arzu ettiniz, ey Selman ?

- Evet, ey Allah Resulü'nün gözünün nuru!..

- Nedir derdiniz ?

- Derdim o ki, Cenab-ı Peygamber hane-i saadetlerine kapandılar ve hiç kimseyi huzurlarına kabul buyurmadılar. Durmadan da gözyaşı döküyorlar.

- Vay başıma gelenler!..

Ve hemen mukaddes babasının kapısına koştu. Yaralı bir ceylan gibi gidiyor, bir taraftan da gözyaşı incilerini yollara döküyordu. Nihayet kapının önüne gelip kapıyı çaldı:

- Ey Allah'ın Resulü , ben Fatıma'yım, izniniz var mı ?

Nihayetsiz olan mülkün Seyyidi ve Kevser havuzunun sahibi o esnada yine secdede idi. Ve yine ağlıyor, gözyaşı döküyordu.
Secdeden başını kaldırdı ve şöyle buyurdu:

- Gözümün nuru Fatıma ile aramda bir şey yok. Ona kapıyı açın, gelsin!..

İnsanlık hurisi Hz. Fatıma (r.a.) , içeriye yaralı bir kuş gibi süzüldü. İman aynası berrak yüzünde ızdırap nokta nokta olmuştu. Kainatın Efendisinin de mübarek yüzü sararmış ve değişmişti. Mübarek gözleri de yaş akıtıyordu. Bu hali gören Fatıma - i Zehra dehşetle atıldı:

-Ey benim babam, sana ne oldu ?

Allah'ın Resulü mübarek kızlarına tatlı tatlı baktılar ve dediler:

- Bana Cebrail geldi, ey Fatıma!.. Bana cehennem ahvalinden anlattı. Ümmetim için ağlayıp duruyorum.

O anda Hz. Fatıma da çırpınan bir alev gibi dalgalandı ve gözyaşlarını tutamaz oldu.

                              ******

Evet, ey mü'minler ! İşin şakası yok. Önümüzde uzun bir yol var. Bizim için ağlayan, gözyaşı döken rahmet Peygamberinin sünnetine sarılmaktan başka çare de bilemiyorum.

Bu aşık- ı zare ya Resulallah,
Senden olur çare ya Resulallah!..

- Cennet kadınlarının hanımefendisi ve insanlık hurisi Hz. Fatıma- i Zehra (r.a. ) , Mustafa Necati Bursalı , Çelik Yayınevi 

Yorumlar

  1. Biraz gayret gerek... çok kolaylıklar varda üşengeç ruhlarımız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle... Gaflet uykusundan uyanmalı, bu üşengeçliği bir an evvel üzerimizden atmalıyız.
      Yoksa Maazallah halimiz ne olur ...

      Sil
  2. of çok etkileyici bir hikaye bu yaaa.

    YanıtlaSil
  3. Bu kitabı okumuştum, bir kaç sene önce. Onların hayatından alınacak ne çok şey var.
    Hz. Allah bizleri cehenneminden muhafaza buyursun. Peygamberimizin şefaatine de nail olalım inşaallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Resulullah ve ehli beyti bizlere en güzel örnekler.
      Amin amin İnşallah ne güzel dua ettiniz Allah razı olsun :)

      Sil
  4. Peygamber efendimiz (SAV) siz bir İslam yaratmak için tüm çalışmalar devam ediyor. Öncelikli olarak hadisleri itibarsızlaştırmak istiyorlar. İlk hedefleri peygambersiz İslam, Kuransız İslam ve son noktada Deizm. Allah bizleri korusun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef ki öyle.
      Halbuki ' Sünnet olmadan ümmet olmaz. '
      Allah Ümmeti Muhammed'i ve İslamı bütün kötülüklerden korusun .
      Yorumunuz için de teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder