YAVUZ SULTAN SELİM'İN TEVAZUSU


İlgili resim
“Yavuz, Mısır’a girdiği zaman halk Yavuz’un ihtişamını seyretmek için pencerelere koştu ve caddeleri doldurdu. Yavuz ise, en önde değil, mütavazi askerlerinin ortasında yürüyordu. Kavuğu ve elbisesinin de etrafındakilerden bir farkı yoktu. Mısır dönüşü Şam’da Cuma hutbesinde kendisinden bahsedilirken “Mekke’nin ve Medine’nin hakimi” (hakimü’l-harameyni) denince;
 “Yok yok, belki hizmetçisi” (hadimü’l-harameyni) diye ağlayan kanlı gözlerle cevap verdi. 
İstanbul’a dönüşte gündüz Üsküdar’a vasıl oldular. İstanbul halkının, kendisine büyük tezahürat yapacağını haber aldığında arkadaşı Hasan Can’a:
 “Hava kararsın, herkes evine dönsün, sokaklar boşalsın, ben ondan sonra İstanbul’a gireyim. Fanilerin alkışları, zafer takları ve iltifatları bizi mağlup edip yere sermesin!…” dedi.
Yavuz’un lalası olan Hasan Can, Yavuz’un vefatını şu şekilde anlatır:
“Sırtında şîrpençe adı verilen bir çıban çıkmıştı. Çıban kısa zamanda büyüdü, bir delik haline geldi. Yaranın içinden Yavuz’un ciğerini görüyorduk. Kendisi çok muzdaripti. Yanına yaklaştım:
“Padişahım artık Allah Teala ile beraber olmak zamanınız herhalde geldi!” dedim.
Koca sultan döndü, yüzüme hayretle baktı:
“Hasan!… Sen beni bu ana kadar kiminle zannediyordun?.. Bana bir Yasin oku!” dedi. Ve Yasin’in arasında ruhunu Rabbine teslim etti. ''

- Osman Nuri Topbaş Hocaefendi

Yorumlar

  1. Yavuz'u Yavuz yapan onun bu tevazusudur belki de. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. çok çok güzeldi ya çok etkileyici :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bence de :) Keşke hepimiz böyle tevazu sahibi olabilsek...

      Sil
  3. Çok güzeldi, Allah razı olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, sizlerden de Allah razı olsun :)

      Sil
  4. Ya maşallah ne kadar çok yazı yazmışsın ^^ ben daha yeni okuyorum bunları , eline sağlık ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, vakit buldukça yazmaya çalışıyorum :)
      Sevgiler ^^

      Sil

Yorum Gönder